Aşka yolculuk

Aşka yolculuk (1)
 
Hiç tanımadığınız birine aşık olup aşk yolcuğunuz uçan var mı? “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete (aşk cennetine)” aşk zamansız gelir, ayrılık anlamsız gelir; Her ikisi de apansız gelir.  Farklı bir şehir, farklı bir aşk hevesi, yaşadığım şehrin kasvetli olduğuna karar verip bir iki parça kıyafeti sırt çantama koyup hemen yola koyuldum. Uzaktan çok uzaklardan göremediğim, ancak hissettiğim aşk o kadar çok yakışmıştı ki bana, ayrı kaldığım her an ise sanki üzerime iki beden büyük bir palto gibi duruyordu. Yeni bir aşka yelken açtım tüm cesaretliğimle.
 
Bulutların üstünde uçarken çocukluğumun kanatları; babamın akşam iş çıkışı eve yorgun argın gelişini;  beyaz gömleğinin açılan iki düğmesi, kravatının bağının yarı aşağıya sarkmasından anlardım. Hiç dinlenmeden ceketini bir ayağı sallanan sandalyenin üzerine atar, “nasılmış bugün benim aslanım” der hemen eline kâğıt alıp, şapka, gemi ve uçak yapardı. Kendi kafasına ve benim kafama şapkaları taktıktan sonra “ hanım bir leğene su doldur dünya keşfine çıkacağız oğlumla” en çok final hoşuma giderdi, kâğıttan da olsa uçakları birlikte uçururduk. Babam, “uçuyoruz oğlum sıkı tutun, gözlerini kapat ve sakın korkma! Bulutların üstüne çıktığımızda sana haberi veririm. Evet, göklerdeyiz, özgürce uçuyoruz, gözlerini açabilirsin, bak gördün mü bulutları? Tıpkı pamuk şekeri gibi…
 
Şimdi ise, çocukluğumun oyuncak tutkusu uçak, beni gerçek aşkıma götürüyor. Yüreğime serptiğim sevdam uçağın tek kanadı üzerinde gidiyor… (devam edecek)
  Ulviye Ay
23/02/11

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/aka-yolculuk/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.