Anneme…

Anneme…

Bir sürü hayata bastım, bir sürü hayatta ben de hayat buldu. Her savaşımın sonunda elimde kalan, en vazgeçilmezim oldun. Bu çok değerli, kendine benim gözlerimle bakmanı isterdim anne. Nasıl da kocaman bembeyaz kanatlarının olduğunu, her tehlikenin kokusunda avuçlarımın sıkıca kendininkine bağlandığını, gözümden dökülenleri teker teker toplayıp tılsımlı anne merhemi yaptığını, her masalımın başka yüzlü kahramanları olduğunu gör isterdim. Gör de her annenin sahip olmak istediği ama kolay kolay olamayacağı bir tahtın olduğunu bil isterdim. Şimdi kanatlarına biraz uzak kaldım. Üşümüyorum desem de biraz üşüyorum anne. Mutsuz değilim asla. Aldıklarımla bir ömür boyu öğrenirim ve öğretirim biliyorum. Ama yanında küçülüyorum, belki de küçük olmaya ihtiyaç duyuyorum. Şimdi küçük çocuklar gibi önüme her çıkanda anne diye bağıramıyorum.Bana verdiğin güçle ayakta kaldım hep, şimdi de öyle. Bir oda ötemde uyumasanda hep yanımda uyutuyorum seni. Kokunu çok özlüyorum, anne kokusu. Bambaşka, çok taze , çok huzur verici. Annem iyi ki varsın, varlığınla büyüyorum. Büyüyorum ve canımı yakıyorum, yakıyorlar. Tuhaf, tuhaf olan kendinle baş başa sorunlarıma meydan okuyabiliyorum. Hiç sensiz adım atabileceğimi düşünmemiştim. Artık atabiliyorum. Üzülmemen için seni bile koruyabiliyorum. Benim de kanatlarım büyüyor sanırım yavaş yavaş. Evet kocaman oldum; ama küçücük bir çocuk gibi seviniyorum yanına gelirken. Son zamanlarda sensizim biraz. Alışmaya çalışıyorum yeni hayatıma. Senden birkaç kilometre uzakta kalmaya. Değişik bir duygu yaşıyorum. Hem sağlamlığımı görüyorum hem zayıflığımı. Kendimi yeniden keşfediyorum sanki. Bu hem yorucu hem de çok güzel. Sana olan sevgim çaresizlik ve muhtaçlıktan öte anneliğinden ötürü , safça büyüyor artık içimde.

Bu sıkıntı ilk umreye gittiğinde düşmüştü içime. Bir de evlendiğim gün. Ölmüşüm ya da ölmüşün gibi ağıt yaktı hislerim. Korkunç bir ikilemden geçtim. Vazgeçtim, tutundum, olmadı düştüm ama ayakta kaldım. Mutlu olmayı öğrendim. Bunları tek başıma yaptım anne, mutlu olmalısın. En dibe vurduğum anlarda bile sustum, içime döktüm, içime ağladım. Kimse bilmedi, kimse görmedi. Kendim ve ben hesaplaştık ve ortak bir paydada buluştuk. Sonra şükrettim bu aramızdaki küçük mesafeye.

Kendimi daha net görüyorum aynalarda. Senin gölgenin altından değil, daha aydınlık bakıyorum artık kendime. Tüm çirkinliğim ve güzelliğim tam karşımda bana bakıyor oluyor. Kaçmıyorum yaşadıklarım ve yaşayacaklarımdan. Barışıyorum kendimle. Karşına daha bir güçlü çıkmak öyle güzel bir his ki. Sanki benimle çok gurur duyacakmışsın gibi. İçimde tuhaf bir coşku var. Seni daha rahat ettirmenin , gözündeki küçük tırtılın pır pır kelebek oluşunu görmenin nefis hazzı var içimde. Yoruldum evet, hem de çok. Seni de yordum biliyorum. Ne kadar heyecanlı olsam da daha hep ihtiyaç duyacağım. Hep yanımda arayacağım sözlerini, ellerini, kokunu. Bu dünyadan uçup gidene kadar yanımda olacaklarına eminim. O zaman da göklerin güzeli olacaksın zaten. Yani hep varolcaksın aklımda, kalbimde, sözlerimde, sıkıntılarımda, bakışlarımda, hüzünlerimde, sevinçlerimde…

Rehberim olacaksın, arkadaşım, annem olacaksın her zaman. Ve seninle gurur duymanın mutluluğu ile dolacağım her zaman. Mükemmel bir anne oluşunu , kahramanımı herkes bilecek.

Annem , bugün varsam; her şeye rağmen gülebiliyorsam, senin sevgin ve sabrına borçluyum, iyi ki varsın ve olacaksın da..

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/anneme/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.