BİR ADIM DAHA

 

         Sabah erken sayılabilecek bir vakitte kalktım. Muntazam olarak her gün yaptığım gibi traş oldum. Aynanın karşısında epeyce oyalandım sayılır. İçimde tarifsiz bir heyecan var.  Yerimde duramıyorum dersem yalan olmaz. Kahvaltımı bu sevinç yumağı içinde keyiflice yaptım. Kendime son bir kez daha çeki düzen verdikten sonra biraz ilerde beni bekleyen bölüğüme doğru sıkı adımlarla ilerlemeye başladım.

 

        Bölük çavuşu tekmil verdi. Askerlerim çakı gibi maşallah. Sabah sporunu birlikte yapıyoruz. Bekar olduğum için onlarla hemen, hemen her sabah birlikteyiz. Onların da çok hoşuna gittiğini hissediyorum. Kendileriyle koşan, tellerin altında sürünen, tüfekler çatılınca onlarla birlikte sohbet eden bir yedek subay.

 

      Sabah sporu bitti. Bölük çavuşlara emanet artık, Ben de onları uzaktan izliyorum. Yarın cumartesi, hafta sonunun gelmesini nasıl iple çektiğimi anlatamam. Üniversite de okuyan sarı kızımla buluşacağım ya, keyfim onun için yerinde. Adımlıyorum toprak zemini olan sahanın etrafını. Bira ara öyle dalmışım ki; dudaklarımdan belli belirsiz bir şeylerin döküldüğünü hissettim.

 

      Bir adım, bir adım, bir adım daha

       Geliyorum sana bekle sevgilim.

      Gündüze, geceye, en geç sabaha

      Geliyorum sana bekle sevgilim.

 

       Bir an etrafıma bakındım. Duyan var mı diye, yok herkes kendi işinde. Beni duyan yok. Daha bir rahatladım şimdi. Sevincim bir kat daha arttı. Daha bir keyifle adımlamaya koyuldum toprak sahayı. İçim huzur dolu. Kelimeler sökün etti geliyor üstüme, üstüme.

 

      Yolcuyla yollarda, hancıyla handa

       İnsana can veren tertemiz kanda

      Çalarım kapını yakın zamanda

       Geliyorum sana bekle sevgilim.

 

       O ne yapıyor acaba. Sarı kızım, o da beni düşünüyor mu? Aklına geliyor muyum? Derslerden beni düşünmeye vakti var mı? Yine o neşeli haliyle içten içten gülüyor mu? Yarın için hazırlık yapıyor mu acaba. Sorulardan bir an bunaldım sanki. Boş ver dedim kendi kendime ben düşünüyorum ya ikimize de yeter. Hem bir an önce okulu bitirmesi lazım. Kızcağızı sıkboğaz etmeye gelmez, zaten yeterince sıkıntı oluyorum. Daha fazla üsteleme dedim kendi kendime. Bir ara komutanım çay içermisiniz dediğini duydum askerin. Dönüp baktığım zaman  bana her zamanki  gibi bakmadıklarını gördüm sanki. Bu halim onlara tuhaf gelmiş olmalı. İstemem dedim, asker selam verip uzaklaştı. Bense adım adım iyice ısıtan güneşin altında yürüyordum hala. Dilimden dökülen kelimelerin büyüsüne kapılarak. Kendimi alamıyordum ve hala söylenip duruyordum.

 

         Kalbim durur seni gördüğüm zaman

        Ölsem de dinlemez bu gönlüm ferman

        Şaşırma karşına çıkarsam her an

         Geliyorum sana bekle sevgilim.

 

        Geliyorum sarı kızım. Az kaldı, şunun şurasında 24 saatten az bir zaman. Sanki askerlik bitiyor. Alt tarafı bir hafta sonu. Gel de bana sor, kendi kendime üst tarafı da bir hafta sonu diye kendi kendimle dalga geçiyorum. Hasdal kışlasında adımlarımı sayıp duruyorum. Nasıl hayatım alt üst olmuştu Eminönün’de onu ilk gördüğüm zaman. Kelimenin tam manasıyla donup kalmıştım karşısında. O günden sonra bir haller olmuştu bana. Artık askerliğimin bitmesini bile istemiyordum doğrusunu söylemek gerekirse. Yine de adımlamaya devam.

 

      Şafak attığında güneş doğmadan

       Beyaz gelip karanlığı boğmadan

      Bahar olup dolu yağmur yağmadan

       Geliyorum sana bekle sevgilim.

 

     Komutanım diyen çavuşun sesiyle kendime geldim. Döndüm çavuş esas duruş tekmil vermeye hazır bekliyor. Belli ki bendeki bu değişikliği fark etmişler. Askerlerim de öyle. Komutanım öğle yemeği için emrinizi bekliyoruz dedi. O an kendime geldim silkinerek. Demek sabahtan öğleye kadar adımlamışım bu toprak zemini. Vay be dedim kendi kendime. Hey Allah’ım sen nelere kadirsin. İçimize sevgi, aşk ateşi düşmeye görsün. Gözümüz kör, kulağımız sağır oluyor nedense. Çavuşa bölüğü yemek için götürmesini söyledim. Selam verip uzaklaştı. Arkalarından bir müddet baktıktan sonra ben de yavaş adımlarla yemekhaneye doğru yürümeye başladım. Ama hala dilimde kelimeler sökün etmişçesine akmaya devam ediyordu.

 

         Çiçek açtığında kırmızı beyaz

         Sararıp soldurur çıkınca ayaz

         İlkbahar mevsimi belki de bir yaz

         Geliyorum sana bekle sevgilim.

 

         Yarın hafta sonu , geliyorum sana bekle sevgilimmmmmmm.

 

Hasdal Kışlası 1983

      

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/b-adim-daha/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.