BADE’LEME…

BADE’LEME…

        2011 Yılının Eylül ayında gazetelerde bir manşet; Sahte şeyh tecavüzden 341 yıl 5 ay ceza ile yargılanıyor. Şeyhin adı da, ifadesi de enteresan. Uğur Korunmaz isimli, kırk yedi yaşında, uzun sakallı bu zat, tespit edilebilen bir kaç kadına tecavüz, tespit edilemeyen kim bilir kaç tane kadına tacizden, tarikat kurmaktan ve yönetmekten, nitelikli suçtan yargılanıyormuş.(21-09-2011 Günlük gazeteler)

    Gazetelere düşen ifadesinde zatın bir ifadesi dikkatimi çekti. Zikirden sonra “sır odası” ismiyle ayrı bir odaya çektiği müritleriyle “Bade’leme” yapıyormuş. Bade’lenen kişi de nurlanıyormuş. Bütün günahlarında arınıyormuş. Sır odasına giren müridin kadın ya da erkek olması da fark etmiyormuş. Tövbe, tövbe…

    Bade; Divan edebiyatında şarap ya da aşk anlamına gelmektedir. Şıh hazretleri “zikir esnasında cezbelenen, yani kendinden geçen müridimle ilişkiye girmez isem yanar, delirir.” “Ben onlara iyilik yaptım, zorla yapmadım” diyor. Hatta kendisini yetiştiren şıhın da, kendisini bir güzel bade’lediğini söylüyor. Üstelik evli ve iki çocuk babası bu şıhın evinde epeyce porno içeren DVD’ ler bulunduğunu yazıyor gazeteler… Müritleri arasında birçok erkek ve kadın olduğunu tespit etmişler.

   “Hararet nardadır, sacda değildir,
     Keramet baştadır, tacda değildir,
     Her ne arar isen, kendinde ara,
     Kudüs’te, Mekke’de hacda değildir”
 
     Ne güzel söylemiş hacı Bektaşi Veli. Uzay çağı olarak nitelendirilen, iletişim araçlarının, eğitimin, teknolojinin en yüksek seviyede olduğu günümüzde marifeti uçkurunda olan bu tür sahtekârlara inanlara ne demeli… Allah akıl, fikir versin.

     Hala üfürükçülerden, faldan, büyüden medet ummak dinimizce de men edildiği halde,(Felak Suresi) bu yollara düşmek çok üzüntü verici.
Her sakallıyı hacı, hoca zannedip inanmak ondan medet ummak, akıl karı değil. Kıyamet günü herkes kendi hesabını verecek.

     Bade arayanlar, aşk arayanlar kerameti uçkurunda olan bu tür sapıklara güveneceklerine; Badeyi, aşkı kendi yuvalarında, kendi eşlerinde arasınlar.

     Mustafa Kemal Atatürk; Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru tarikat, medeniyet tarikatıdır demiştir. Millet olarak Cumhuriyeti kurduğu yıllarda uyarmıştır bunların şerrinden.

     Aklın yolu birdir, o da ilimdir. Şeyhte, pirde değildir.

                                                                                                     Muharrem Karaoğlan
                                                                                                       21-09-2011

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/badeleme/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.