BEN ÖĞRETMEN OLSAYDIM

(Antalya Hüseyin Avni Çöllü İlköğretim Okulu Kompozisyon dalında okul birincisi.)
 
 
Herkes bir şeyler olabilme hayalindedir, bense bir öğretmen; yani sanatkâr yani yüce insan yani bir milleti ve vatanı geleceğe taşıyan kutsal bir emanet kar olmayı isterdim. . .
 
 
Ben öğretmen olsaydım;
Ülkemin gözlerine bakardım ve okutabileceğim ülkemin gözlerinden yeni bir Atatürk arardım. Bir Atatürk okutmayı çok isterdim. Bütün çocuklarımızın Atatürk olması için çabalardım. Ebeveynlerin çocuklarını gelecek nesle taşımaktan gurur duyardım. Bana emanet bir gelecek demek, yüzümdeki tebessümlerin çiçek bahçesine dönmesi demek olurdu.
Ben öğretmen olsaydım Atatürk ün ilkelerini;
 
Cumhuriyetçilik
Halkçılık
Milliyetçilik
Laiklik
Devletçilik
İnkılâpçılık
Ülke sevgisini çocuklarıma aşılamak için ilk önce Atatürk ilkelerini öncü olarak büyük bir hevesle ve gururla öğretirdim. Ve değerlerini korumanın yollarını aynı zamanda onursal görevini niteliğini öğretirdim
Ben öğretmen olsaydım Atatürk’ün inkılâplarını;
 
Sosyal alanda yapılan inkılâplar
Siyasal alanda yapılan inkılâplar
Eğitim alanında yapılan inkılâplar
Hukuk alanında yapılan inkılâplar
Ekonomik alanda yapılan inkılâplar
 
En değerli bir hazine olarak gelecek nesillere emanet ederken içim rahat ve huzurlu olurdu. Ve bununla gurur duyardım, eminim Atamızın da ruhu benimle gurur duyardı. Kurtuluş Savaşını, Çanakkale’yi çocukların hafızasına yerleştirirdim. Çünkü geçmişini bilmeyen bir milletin geleceği parlak olmaz.
 
Ben öğretmen olsaydım;
Ülkemin, gözlerinde ateş fışkıran çiçeklerime, okuma-yazma öğretmeden önce, Çanakkale’yi, Anıtkabir’i fotoğraflarla değil de içlerinde o fevkalade duygunun hissedilmesi için ve Çocuklarımın vatansever ve milliyetçilik anlayışını hissetmelerine öncülük edebilmek için o mahşer dolu topraklara götürürdüm. Atalarımızın kanıyla sulanan ülkemin topraklarını, tarihini, milli mücadelenin şerefli gözbebeği olan Vatan’ı sadece kelime anlamıyla değil değeriyle öğretirdim. Tarihi önce kitaplarda değil, vicdanda ve yürekte damgalar sonra da imzasını atardım. Önce onlara toplumun gelişmesi ilerlemesi için saygının, sevginin, hoşgörünün, anlayışın, kültürün ne olduğunu öğretirdim…
 
Ben öğretmen olsaydım;
Ülkemin her ilinde kurtuluş savaşı, Çanakkale savaşı ile ilgili müze kurardım.
İdealist öğretmenliğin Atatürk’ten doğduğunu, öğretir ve en sonunda öğrencilerime dönüp;
 
Her yolun bir izi vardır; biz Atatürk’ün yolunda, sizler ise onun yolunda giden izdesiniz! Sevgili öğrencilerim, ben başöğretmen Atatürk’ün çizdiği yolda yürüyen öğretmenlerimin eseriyim, sizde bizim eserlerimiz olacaksınız.Gururluyum, çünkü bir eser ancak iyi bir sanatçıyla başarılı olur. Yüce Atamızdan gelen eserlerin devamı da onu daha da yüceltecek ve onurlandıracaktır. İşte bu bir milletin gurur tablosudur. . .Sizlere baktıkça gözlerinizden fışkıran bilgeliğin ve saflığın pırıldayışı, verdiğimiz sözün arkasında durabildiğimizi görerek bir kez daha şerefleniyorum… diye gözlerimin buğusuyla sözlerimi yürekten dile getirirdim.
 
Bize önderlik eden sevgili öğretmenlerimizin, benim hayalimi yaşamasından dolayı candan tebrik ediyor ve ulusumuzun emanet ellerde olması nedeniyle sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. . .
BAŞÖĞRETMENİMİZE VE ÖĞRETMENLERİMİZE SONSUZ SAYGILARIMLA. .
 
 
                                                                                    Ece Ay.
 
                                                                                  
                                                 6/F 1301

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/ben-oeretmen-olsaydim/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.