BİN GİDELİM EMMİMOĞLU (Gömürgen’den derlediğim hikâyelerden)

(Anlatan: Mustafa KARAASLAN)

 
 Gardaş iki Türkmen baği varmış. Bunların da aynı yaşlarda biri gız, öteki erkek birer çocuhları varmış.
Çocuhlar bir arada büyümüşler. Deliganlılık çağına erdiklerinde gız, gönlünü emmisi oğluna gaptırmış. Oğlanın gönlünde daha böyle bir duygu uyanmamış. Bir araya geldiklerinde gız, imâlı sözler ile sevgisini annatmaya çalışıp, oğlanı yohluyomuş. Oğlan, gızın sözlerine tepgisiz galınca, gız başga bir yol denemeye garar vermiş. Emmisi oğlunu sevdiğini doğrudan söylemeyi ahlına goymuş.
Oğlanı bir tenhada çevirip sormuş:
— Emmioğlu, ikimiz de deliganlı olduh. Yarın babam beni bir başgasıyla evlendirse razı olur musun?
Töresine sıhı sıhıya bağlı olan deliganlı, şöyle demiş:
— Emmi gızı, evlilik işimizi atalarımız bilir. Onlar neyi uygun görürlerse, bize o garara uymah düşer. Evlenme zamanımıza da onlar garar verirler. Boşuna çeneni yorma emmi gızı! Ataların izni olmadan hiçbir şey yapamayız…
Gız ısrarla devam etmiş:
— Ne yani? Seni istemediğin biriyle evlendirseler razı mı olacahsın?.. Ben gönlümün sevdiği ile evlenmek isterim. Vermezlerse de gaçarım!
Deliganlı, gene “töreyi”  hatırlatmış:
— Bilirsin ki töremizde gaçanı ve gaçıranı öldürürler! Babalarımız, birbirilerine düşman olur. Gel bu sevdadan vazgeç emmi gızı…
Deliganlının öldürülmekden gorhduğunu annayan gız:
— Vay benim gorhah emmoğlum vay! Biz gaçtıhtan sona onların gözü önünde mi duracağıh! Goca dünyada sığınacah, yaşayacah yer galmadı mı?
Deliganlı, buna da bir bahane bulmuş. Gaçtıhdan sona atalarının gendilerini arayıp bulacahlarından gorhduğunu söylemiş.
Geçen zaman içinde gız, her fırsatta Deliganlının gendisini gaçırması için yalvarıp durmuş. Oğlanın fikirlerinde zerre gadar değişiklik olmadığını gören gız, bu işin gendisine galdığını annamış. Emmoğlunu gaçırmaya garar vermiş.
Baba evinden yükde hafif, bahada ağır ne varsa almış. İki at hazırlayarak Deliganlının yanına gelmiş.
Dilden annamayan Deliganlıya bu sefer de telden annatmaya başlamış.
 
ALDI GIZ:
Anamın evini yıhdım, 
Babamın belini bükdüm.
Beş yüz altın alıp çıhdım,
Bin gidelim emmimoğlu.
 
ALDI OĞLAN:
Anan duyar, atan duyar
Ardımızdan atlı goyar.
Gelen atlı cana gıyar,
Ben gidemem emmim gızı…
 
ALDI GIZ:
Anâm duysun, atam duysun
Ardımıza atlı goysun.
Gelen atlı beş yüz olsun,
Ben yeterim emmim oğlu.
 
Deliganlı, buraya bir cevap verememiş. Başga bahaneler uydurmuş:
 
ALDI OĞLAN:
Gıratımın nalı yohdur,
Üzerinde çulu yohdur.
Bir gecelik yemi yohdur,
Ben gidemem emmim gız!
 
ALDI GIZ:
Feraceyi çul edeyim,
Bileziği nal edeyim,
İncileri yem edeyim…
Bin gidelim emmimoğlu.
 
Deliganlı görmüş ki, gız her şeye bir çare buluyo. Bütün ihtimallere de hazırlıhlıdır. Gısa yoldan kestirip atmah istemiş.
— Boşuna üsteleme emmi gızı, seni gaçıramam!..
Oğlanın eşşek inadı dutmuş. “Nuh diyo, peygamber demiyomuş.” Gız, bu hazırlıhdan sona geriye dönmeyi gururuna yedirememiş. Atının başını çevirip gitmeye hazırlandığında, babasının gapısındaki azap olan arapoğlunu görmüş. Emmioğluna inat, azap ile gaçmaya garar vermiş.
Birlikde gaçmaları için, gapılarındaki azaba telden şöyle söylemiş.
 
ALDI GIZ:
Evimizin önü guyu,
Guyudan alırıh[1]suyu.
Emmimoğlu eşek soyu,
Bin gidelim arapoğlu .
 
Arapoğlunu yedeğindeki ata bindirerek dörtnala uzahlaşmışlar…


[1]Alırız

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/bn-gdelm-emmmolu-goemuergenden-derlediim-hikayelerden/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.