BİZİM ELLER.

BİZİM ELLER.

       Büyük şehirlerde köyünden göçüp gelenler,baharla birlikte bir telaş içindeler.Köye gitmenin hesabını ,kitabını yapmaktalar.Evde ,dükkanda,sağ da solda bir şey bulduklarında “köye götürelim” diye bir köşeye bir şeyler saklarlar.Hatta bunu filana,şunu falana götürelim diye hediyeler alırlar.Buram buram kokar sevdikleri burunlarında..Köyleri,insanları…Her şey,her şey..

       Kimse, köyden şehre gelirken gönlüyle gelmemiştir. Geldiyse bile gönlünün yarısı geride kalmıştır. Göç olayı, insanın kendisiyle birlikte var olan bir olgudur. Toplumsal, ekonomik, kültürel birçok sebep, insanları köyünden, kasabasından etmiştir.

       Tarımsal yapıdaki değişiklikler,ektiğinin para etmemesi,makineli tarıma geçiş..Toprağın azlığı..Hayatın zorluğu.Kentlerin çekiciliği.İnsanları göçe zorlamıştır.

Bir zaman sonra şehirler, köy havasına bürünmeye başlamıştır..Gecekondulaşma,çarpık yapılaşma,seçimden seçime çıkan imar afları, bir çok uyanık köylüleri de şehrin ağası yapmıştır..

     Bir ayağı köyde, bir ayağı şehirde yaşamaya çalışan insanlar; Şehirde kazandıklarıyla köylerine ev,bark yapanlar,köyde yetiştirdikleriyle şehirde ayakta kalmaya çalışanlar çok..

     Bahar ayları bu yüzden köyü kasabası olanlarda telaş zamanıdır..Öyle ya,köyde bahçeye ekilecek,dikilecek meyve,sebze..Sürülecek tarla,budanacak ağaç kafasında herkesin. 

   Birde köyün havası, suyu, toprağı, özlenen insanlar. Geçen sene vedalaşıp geldikleri acep yaşıyorlar mı? Geçen sene güle oynaya köye gittikleri bu sene gidebilecekler mi?

“Dumanlı, dumanlı oy bizim eller.”

   Bazı insanlarda garip tesellisi vardır.”Doğduğun yer değil, doyduğun yer” falan derler, avunurlar. Ama bir memleket türküsü duysalar gözleri dolar..

     İnsanları köye çeken birçok etkenin yanı sıra sevgi, saygı ön planda. İnsan sevildiği yerde mutlu olur. Sayıldığı yerde huzur bulur. Yoksa köy, kasaba, dağ, taş neye yarar? İnsan unsuru olmasa.

     Büyük şehirlerde vefat edenler,”ölünce beni köye götürün” diye vasiyet ederler. Ancak ölünce gitmeyi düşünenler, dünya telaşından yaşarken fırsat bulamazlar, köyün havasını solumaya, suyundan içmeye.

     Her ne şekilde olursa olsun,ölü yada diri..Köye gitmek güzeldir.İnsanın kendi toprağına sırtını verip yatıp uyuması kadar güzel bir şey yoktur.Çünkü sıladır,vatandır,kutsaldır..

Yaşarken köyü,kasabayı unutmamak lazım..Ölülerin dönüp baktığını, zaten gören yok..Malı mülkü sırtlayıp götürende..

Muharrem Karaoğlan

9-4-2011

 

 

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/bzm-eller/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.