Değirmende dövüldü aşk

Deli dolu çağımın baharları henüz yeni filizlenip çiçek açtığı dönemlerde tanışsım iki yalnız kadınla… 70 yaşlarında iki kız kardeş vardı. İkizlerdi, yaşlı olmalarına rağmen çok güzellerdi. Masalardaki prensesler gibi… Neden evlenmediniz? Diye sık sık sorulan sualler iki ağızdan derin bir “ah” la devam ederdi; bizim dengimiz değirmen boşluğuna düştü bir daha çıkamadılar.” 

Merak ederdim ve her değirmen gördüğümde eğilir bakardım. Değirmene düştüyse, un ufağımı oldu, insanlar un ufağı olup una karışır? 

Çevredeki herkes ilginç bakışlarla anlam veremeden dinlerken ikiz kız kardeşi, benim hoşuma giderdi kullandıkları cümle. Deli dolu çağımın orta yerindeydim. Nerde eski bir değirmen görsem aklıma o 70 yaşındaki bekâr olarak ölen kızlar gelir. Acaba onların sevgileri buradaki değirmen boşluğuna düşmüş olabilir mi? Halen merak eder dururum.

 Her gördüğüm değirmene uzanıp bakardım, sevgileri nereye düşmüş diye. Ve şimdi o değirmene ben düştüm. Acaba diyorum içimden arada, acaba bende mi onlar gibi sevgimi bulmadan değirmen taşları arasına düşüp un ufağı mı olacağım? Ama bunda benim bir suçum olmadı, yüreğimi dolduracak bir yürek karşıma çıkıp bana el uzatmadı.

 

Benim beklediğim gelmez, beklemediğim burnumun önünde gitmez….

Ben birini bekliyorum; şiir kokmalı düşleri 

Ben birini bekliyorum; satır başını o yazarken, noktasını ben koymalıyım..

Ben gün yüzünü yakalamalıyım o gecenin

Ben güneşi gözlerine hapis etmeliyim o yıldızları

Ben uyurken o yastığıma usulca düşlerini bırakmalı

Sabahın ilk ışıklarını beraber sermeliyiz kâinata…

Aşk bu…. Benden kaçan, bana gelenlerden olmayan… 

Hala umudumu yitirmeden, avuçlarımın içinde sıcacık bir kalp saklıyorum.

Ulviye Ay

21/03/11

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/deirmende-doevueldue-ak/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.