KIRMIZI

KIRMIZI 

Şiddetli yagmurlar sonrası kökleri dışarıya çıkmış çimler gibiyim yine… KIRMIZI ; o alabildigine çekici bir o kadar da tehlike ve uyarı kokan renge büründü düşlerim… Kırmızılar içindeyim yine … her an bir siren sesi ile irkiliverecek gibi umutlarım,karamsarlıkdan en son nasibini alması gereken umutlarım , karmakarışık , zavallı umutlarım …

      Koptu kopacak sanki kıyamet,gitti dönmeyecek sanki tüm sevdiklerim…  adım unutuluverilmiş bir köşe başında ve arasalar zaten kimliksizim,kimi kime soracaklar merak etmekteyim…

     En çok sevdigim şeyler karşıma geçmiş kahkaha atıyorlar sanki,bazen yedi kat yabancı gibiler hergün gördüklerim…

     Kızıl cehennem dedikleri bu olsa gerek,bir siren sesi sanki kulagımdaki,çıglık,kan,şaşkınlık,korku,şüphe ve telaşım var tarifi belirsiz… Kırmızılara boyanmış hiç yaşanmamış gibi dünlerim , sadece yaşadıgım şu an var aklımda bir de bedenimi sarması için bile fırsat vermedigim o sevmedigim kırmızı dört tarafım … Bir saat hatta bir salise sonramdan bile şikayetçiyim….

      Nedir bu belirsizlik Allah’ım neyin hesabını ödemekteyim… Dul kadın kırmızı giyse laf olurmuş eskiden, bir de kan tutar ya hani kimini  görünce o rengi,hiçbir yere koyamadım bende ki kırmızının tarifini … bir siren sesi kulaklarımda birazda umutsuzluk rengi mi sadece bu denli yogun yaşanan,bu kadar basit bu kadar anlamsız mı …

       Güneşin en tehlikeli vaktini almış bulundugum saatler,alev alev bir kor halinde vuruyor yüregime … kurumuş agaçların çatlayan odun sesleri bastıgım toprak … solmuş bir çiçegin geç kalınmışlıgını hatırlatan ifade aynadaki yüzüm….

        Trafik ışıklarının kırmızısıyla anılan merhumların kaderi degil bu … ölüm degil,bitmişlik yok olmuşluk degil,yaşarken itilivermişlik gibi kırmızı alevlerin içine… mahkum edilmek gibi kulagındaki o siren sesini dinlemeye …

       Kaçsam uçuşacak ateşim,bir el tutsam yanabilecek mi benimle , yoksa ,  bir kırmızı alev topu atıp önüme , sonra uzanıp gidecek mi kendi maviliklerine …

       Tarifi belirsiz alabildigine kırmızı etrafım… bir siren sesi kulaklarımda , biraz telaş biraz korku , biraz umutsuzluk biraz sorgu … ’ AGLAMALIYIM ‘ … çünkü ; yagmurlar sonrasında dogan güneş kızıllıgına daha yakınım,bu mutluluk adına bana sunulan tek fırsatım … birazdan çıkar gökkuşagı , şimdi gitmeliyim ve kendime bir renk seçmeliyim .

SEVTAP KARAAYAZ

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/kirmizi/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.