LAİKLİK VE ÇAĞDAŞLIK

Hıristiyanlık ve Yahudilikte insan hakları İslamiyet’tekinden daha kısıtlı ve daha katı cezalar öngördüğü için Laikliğin savunucusu liderler Hıristiyan ve Yahudi aydın liderlerden oluştu.

Hıristiyanlıkta bir ruhban sınıfı olduğu için laiklik en yalın tanımıyla ruhban sınıfın, modern bilim ve devlet yönetiminden uzak tutulması anlamına gelen din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tarif edilmiştir.

Türkiye’de laiklik İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesi mezunlarının modern bilim ve devlet yönetiminden uzak tutulması anlamına gelen din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tarif edilmiştir. Ancak bu yorum çok fazla genişletilmiş sadece bu okullardan mezun olanları değil, eşi başörtüsü takanı, namaz kılanı, oruç tutan, içki içmeyen vs dini inancı olan ibadet eden herkesi kapsayacak ve istenmeyen insan ilan edecek şekilde yorumlanmıştır. Sınavlarda usulsüzlük ve hile yapmanın gerekçesi olarak kullanılan hatta gerçek laikliğin yukarıdaki tanımı hiçbir ders kitabında yer almamıştır.

Laikliğin ne olduğu bilinememiş, taraflar arasında gizli bir soğuk savaş ve hileyi şer olarak kullanılmıştır.

Laiklik adına insanların ibadet için gerekli bilgi ve becerileri edinme yolları kapatılmaya ve suç olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Bu da seçim hezimetlerini hazırlamıştır.

Laiklik dinsizlik, günahkârlık, dini bilgi edinmeyen, ibadet etmeyen insanları bir araya getirmeye onlardan kurulu yönetimler oluşturmaya çalışan insanlar topluluğu olarak görülmeye başlanmıştır. Çağdaş yaşam; içki içen gayri ahlaki yaşayan insan yaşantısı olarak algılanmıştır. Bu da kırılma noktası olmuştur. Bara giden, kulağına küpe takan, başörtüsü takmayan, içki içen laik, başörtüsü takan, içki içmeyen, bara gitmeyen vesaire laik değil, çağdaş değil.

Laikliğin, yaşama hakkını savunmak, demokratik cumhuriyet yönetimini kabul etmek, vücut bütünlüğünün dokunulmazlığını savunmak, tek eşliliği savunmak, mirasta eşitliği vesaire kabul etmek, savunmak demek olduğu unutulmuştur.

Atatürk ilkelerinden laikliğin öğretimi ve yeni anayasadaki tanımı nasıl olmalı? Laikliğin gelişimine katkı sağlayan din adamları, dindar bilim adamları olmasaydı laikliğin doğması ve gelişmesi, varlığını sürdürmesi mümkün olamazdı.
Yeni anayasa değişikliği laikliğin tanımına açıklık getirmeli ki, toplumsal değerlerin korunmasında etkili olabilsin.

ABDULLAH BEDELOĞLU

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/laklk-ve-cadalik/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.