Mus’ab Bin Ümeyr

Mus’ab Bin Ümeyr

Asr-ı saadette yaşayan bir kutlu sahabe vardırki,hep imrenerek yad etmişimdir.
Mus’ab Bin Umeyr..
Bu mükemmel beşer’in hayatı öylesine enteresan öylesine farklıdırki,etkilenmemek mümkün değil.
Hz.Mus’ab’n hayatını kalemim’im yazabildiğince ile paylaşmak istiyorum sizlerle..

Mus’ab Bin Umeyr Mekke’nin zengin ailelerinden birine mensup,güzel giyinen,oldukça yakışıklı bir gençti.
O sokağa çıkınca bütün mekke kızları pencerelere çıkar onu seyre dalarlardı.
Bir defasinda Peygamber efendimiz Musab hakkında şöyle buyurmuştu:
”Mekke’de Musab bin umeyr’den daha güzel giyinen,daha yakışıklı ve nimetler içinde yüzen başka bir genç görmedim” diye buyurmuştur.
Musab,Mekkede günün şartlarına göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken,
Hz.Peygamber’in insanları İslam’a davet ettiğini öğrendi.
Yaşadığı bütün saltanatı bir çırpıda elinin tersiyle itip,Allah Rasuluna biat etti.
Daha 19-20 yaşlarında olan Musab,İslam için kolları sıvadı.
Fakat ailesi azılı bir islam düşmanı idi.Musab’ı yakalayıp hapsettiler.
Mekke’nin bu nazlı genci için artık çile dolu günler başlamaıştı.
Habeşistan’a hicret başlayana kadar hapis tutulup aç bırakılan,türlü işkencelere maruz kalan Musab,
bir yolunu bulup Habesiştan’a hicret edenlere katılınca artık emin ellerdeydi.
Habeşistan dönüşünde Musab İslam’ın yaman bir haramisiydi artık..
Kurani Kerimi çok güzel okuyan ve iyide bir eğitimci olmuştu.
Rasulu Zişan’a Medineye hicret izni çıkınca,Musab’ı önden Medinelilere Kur’an öğretmesi için gönderdi.
Medine de tüm tehdit ve tehlikelere göğüs gererek görevini ifa etti.
Medineye ilk hicret eden de oydu.Bazı kaynaklara göre Medine’de ilk Cuma namazını da Musab kıldırmıştır..Ardından Hicret oldu.
Bundan sonra artık müşriklerle savaşlar başlamıştı.Bedir savaşında islamın sancağını Mus’ab taşıyordu..
Uhudda da ondaydı sancak.
Uhut savaşında Müslümanların yaptığı stratejik bir hata,bir çok kutlu sahabenin ölümüne sebep olurken,
Mus’ab da bunlardan biriydi..İki cihan güneşini korumak için savaşıp dururken iki kolu da omuzundan kesilerek,
daha sonrada vucudundan yaralar alarak şehit edilmişti
Onun ölümü Efendimizi çok üzmüştü.Mekkenin bu nazlı genci öldüğünde 40 yaşlarındaydı.
Bir zamanlar yediği önünde yemediği arkasında olan bu güzel insan’a,öldüğünde üstüne serilecek kefen bulunamamıştı..
Böylesine rahat bir yaşamdan tek kalemde vazgeçip,
yaşadığı kısa ömrünü İslamın tecellisi için harcayan bu kutlu sahabenin hayatını kısaca anlatmaya çalıştım..
Hayatının bütün devrelerini uzun uzun okuduğumda bir hayli etkilenmiştim..
Sizce gıpta ile imrenilecek gerçek bir yaşam değilmi bu…?
Allahın selamı bu nadide insanın üzerinde olsun..

Faruk Civelek

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/musab-bin-eyr/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.