NE UMDUK, NE BULDUK

NE UMDUK, NE BULDUK 

 

Bu gün 22 eylül 2010. Kara gün ilan ettim GÜMÜLDÜR’ümde. Kara gün.


Neden diye sorular geliyor kulağıma. Anlatayım efendim kısaca.


2009 yerel seçimlerinde Gümüldür belediyesi yerinde yeller esti.
Menderes Belediyesine bağlandı.Beldelikten mahalle sınıfına geçtik.Önceki dönem CHP li Menderes Belediye başkanı çıktı sandıktan.
Saygı duyduk tabi ki. Sonuçta Halkın seçimidir. Menderes’in bir mahallesidir artık. bir avuç insan bunu hazmedemedik.


Aradan bir yıl geçti, hazmedemesek te mahalle olmayı, birşeyler yapmak lazımdı. Belediye ile işbirliğine geçmenin zamanıydı.
Zira gençler arası uyuşturucunun arttığı olaylarla kanıtlandı. Son damlayı taşıran, bir gencin annesini bıçaklaması oldu.
Yıllardır Gümüldür de varlığını sürdüren Gümüldür Turizm tanıtma ve halkoyunları derneği olarak gençlere sahip çıkmak adına,
halkoyunları, resim, müzik gibi etkinliklerle gençleri uyuşturucu batağından kurtarmak gerekiyordu. Bu faaliyetleri kursiyerlerden
aidat alarak karşılayamayacağımızı anlayınca. Seçenek arayışına çıktık. Gönüllü öğretmenler aradık ve bulduk.
Her şey tamam dı, tamam dı da.
Yer sorunuyla karşılaştık. Daha önce varlığını sürdüren Belediyemize ait boş binalar içimize su serpti.
Bunları kullanabiliriz diye, Menderes Belediye Başkanı ile görüşebilmek için telefonla randevü almak istedim.
Özel kalem, Başkanın randevü ile çalışmadığını burada olduğunda görüşebileceğimizi söyleyince, 22 eylül’de yola koyulduk,
Gümüldür Turizm Tanıtma ve Halkoyunları Derneği Başkanı ve üye olan ben.
Dernek başkanım giderken bir sonuç alamayacağımızı söylediğinde, ön yargılı olduğunu düşünmüştüm.
Başkanın makamına çıktığımızda, başkalarıyla görüştüğünü görünce sekreter odasında oturduk.
Sekreterin ikram ettiği çayı bitirir bitirmez Başkanımızın misafirleri odasından çıktı.


Kendimizi tanıtarak başladık derdimizi anlatmaya. İlk olarak Gümüldür Turizm tanıtma ve Halkoyunları Derneği adına geliyoruz deyince,
varlığımızdan haberi olmadığını söyledi.
Dernek başkanım kısaca olayı anlatıp yer ihtiyacımızdan bahsedince, derneklerin yüzde 51 ini kendilerinin karşılayıp
daha sonra belediyeye müracat etmemiz konusunda ısrarlarını tekrarladı.
Bende Gümüldür’ümüzde gençlere sahip çıkmamız adına bir an evvel belediye ile işbirliği içinde çalışmamız gerektiğini söyleyince,
resmen bizi dilenciliğe yönelterek,
Gümüldür’ün zenginlerinden para almamızı hakkında fikirlerini söyledi. Ve ardından ihtiyaçların yer le bitmeyip öğretmen ücreti,
kıyafet masrafı, elektrik su masrafına kadar yaydı.
Son söz olarak barınacak yerden başka hiç bir şeye ihtiyacımız olmadığını söylesek de dinletemedik.
Bin dereden su getirdi kısacası. O an başıma giren ağrı öyle farklı bir ağrıydı ki…


 Bizler düşünen, soran- sorgulayan bir avuç insanlar olarak elbette ağrıyacaktı başımız.
Düşünebiliyormusunuz;

1-Başkanın huzuruna kendi menfaatimiz için çıkmadık,

2-Başkanın sorumlu olduğu Beldenin gençlerine destek olmak, onları güzele yönlendirmek adına çıktık makamına

3-En acısı da, bir zamanlar bizim paralarımızla ve bizim yaptırdığımız bize ait binaları kullanabilme adına,

4-CHP Atatürk’ün partisi çocuklara ve gençlere destek olur diye…

 Ne umduk ne bulduk ?


      

      22 Eylül 2010/Nilgün KURT


 
 

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/ne-umduk-ne-bulduk/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.