GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİ …

İNSAN HAKLARI MAKKEMESİ ÖNÜNDE GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİ …

Bugün gaziler günü kutlanıyor ülkemde. Bu vatan için savaş meydanlarında küffara karşı verdikleri şanlı mücadelelerde yaralanan, sakat kalan koçyiğitlerimizi yad etme günü! Hem gazilerimizi anmak, hem de vatanımız için şerefi ile şehit düşenlerimiz anılıyor, dualar ve rahmetler yollanıyor ruhlarına şehitlerimizin.

 

Vatanımızın emperyalist devletlerce parçalanmasına karşı imkansızlıklar içinde karşı koyan, direnen ve zayiatlara rağmen şanlı tarihimize zaferler yazdıran yiğitlerimizi yalnız bırakmadığımız bugün de; Hollanda’nın Lahey kentinde soydaşlarım çok anlamlı bir nümayişe imza attılar. Yine vatan için, millet için, özgürlükleri elinden alınmış, yüz yıllardır işkencelere tabi tutulmuş, ne değerleri varsa ellerinden alınmış, mezhep kıskacında asimile edilmesi için ne gerekiyorsa yapılmış, Şah zamanında kan kusturulmuş, şahın defolup gitmesinden sonra da mollaların gazabına uğramış otuzbeş milyon talihsiz Güney Azerbaycan Türk’ünün uğradığı haksızlıklar İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde (Adalet Divanı) dile getirildi.

İran devletinin asimile etmeye kararlı tutumuna karşı ölümü göze alarak mücadele eden, Türk’e sahip çıkan inanmış KÜRŞAT’ların yiğitçe haykırışlarına şahit oldum bugün! Dünyanın neresinde Türk varsa; orada mutlaka zulüm ve işkence, eritme, yok etme siyaseti uygulanmaktadır! Son üçyüz yılda gelinen nokta, Türklüğün bitirilmeye ramak kaldığı bu asrın başlangıcından beri her türlü oyunlar sergilenmekte; başta kendi özyurdumuz Türkiye’de, Azerbaycan’da, Kerkük’te, Süleymaniye’de, Telafer’de, Karabağ’da, Özbekistan’da, Türkmenistan’da, Doğu Türkistan’da, Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Moldovya’da ve Türk’ün yaşadığı her yerde haçlı ve siyonist oyunlarla bahtıkara Türk’üm yok edilmektedir.

Bu haksızlıklara, zulme karşı direnen bir avuç Türkçü önderlerin; oynanan oyunların, kahpeliklerin farkına vardıkça kuduran zalim devletlerin yüreklerine korkular gelip yerleşmekte, yeni tezgahlar hazırlamaktadırlar. Amma, inanmışlarımızın birliği bunların oyunlarını bir bir bozmakta olduklarını gördükçe Türk Dünyasının her geçen gün tam bağımsızlıklarına yaklaştıklarını görmekteyim. Kendi meselelerini çözecek kadrolarını kurdukça dirişimizi görmekte, tarihteki o şanlı, şerefli günlerimize dönmemizin yakın olduğunun müjdesini alır gibiyim.

Bugün İran sınırları içinde hapsolmuş Güney Azerbaycan Türk’lerinin dünya kamuoyunun yakından tanıdığı Lahey Adalet Divanı önündeki kükreyişleri cesaretimi birkez daha artırdı. Korkusuz Bozkurt yüreklerin İran diktatoryasına karşı koydukları tavır ve duruşları; asimileye tabi tutulmuş, mezhep kıskacında kimliği unutturulmuş, kendisine ”eşşek” denmesini bile çözememiş halkımızın narkozdan kurtulmasına vesile olabilecek adımların atılması ne çok gurur verici Türk Dünyası adına.

Ben bir Türk olarak ne çok gurulandım.

Devletimin onlara destek olması gerekirken, İran’ın baskısına boyun eğerek Güney Azerbaycan Türkleri’nin kendi imkanları ile kurdukları GÜNAZ TV’nin Türksat’tan yayın yapmasını bile engellemiştir. Otuzbeş milyon Türk adeta çiğnenmiştir, sanki oradakilere ”sen neden Türk kaldın” denmiştir AKP hükümetince! Tıpkı Doğu Türkistan’daki soydaşlarımıza sergilenen durum gibi… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çin zalimlerini ziyarete gittiğinde, oradaki soydaşlarımıza yapılan soykırıma nasıl ses çıkarmamışlar ve kapılar ardında kıs kıs gülmüşlerse, İran, Irak ve diğer ülkelerde Türk’e yapılanlara da suspus olmuşlardır!

Güney Azerbaycan Türkleri dayanışma başkanı değerli dava yoldaşım Araz ATAKAN beyin anlattıklarını duydukça insanın çıldırmaması, zulme isyan etmemesi ne mümkün! ”Güney Azderbaycan’da Türk’e herşey yasak edilmesinin yanında, yeni doğan çocuklarına Türk ismi veren babalar işkencelere tabi tutulması, sudan bahanelerle Türk kadınlarına iftiralar atılarak savunmasız mahkemelerde ölüme mahkum edilmekte, şehrin meydanlarında başları taşla ezilerek öldürülmektedir” dedi

Nedir bu Türk’ün çektiği ızdırap Yarabbi!..

Türk’üm diyen her ferdimizin derlenip toparlanması mecburidir olan olaylar karşısında. Hiçbir kimse ”banane” diyemez ve ona o şansı vermezler. Haçlılar, Bizans artıkları Türkleri tahrik sahnesinden ve yeryüzünden silmek için beşyüz yıl öncesinden karar almışlarsa boşuna değildir! Türk soyundan her kim olursa olsun hedefleri arasındadır bu zalimlerin. Bizi yok etmenin tezahürleridir yakın tarihte olup bitenler ve olacak olanlar!.. Aklımızı başımıza devşirmeliyiz. Milletimizi yok etmek için ortaya koydukları oyunları görüp, yarınlara iyi hazırlanmalıyız ki; ne Güney Azerbaycan’lı soydaşlarım katledilsin ve ne de diğer ülkelerde…

Türk’ün kaderi yeniden yazılabilmesi için, Türk’ün şanlı başbuğu Alparslan Türkeş ve şanı yüce Mustafa Kemal Atatürk, Ebulfez Elçibey gibi önderlerimizin çizdikleri Türk Yolundan giderek çalışmalar yapılmalı, insanlarımız eğitime tabi tutulacak akademiler kurulmalıdır. TURAN coğrafyası güçlendirildiği zaman kimse bizim bileğimizi bükemeyecektir! Yeter ki; biz Türkler kendimize sahip çıkalım ve mezhep ve din ayrılıklarını yüreklerimizden atalım!..

Ben, bu anlayışı ve duruşu Güney Azerbaycan İstiklal Partisi Hollanda baş azası olan Araz ATAKAN bey de gördüm! Türklerin Turan Coğrafyasında bütünleşmesini, sınırların kaldırılmasını, ”dilde, iş’te, fikirde” birlik olmamızı telkin etmektedir konuşmalarında. Bu anlayış yaygın hale getirilmeli, Dünyanın neresinde bir Türk varsa, onunla ilgilenilmelidir! Bu şuur ve inançta olunmaz ise; birileri çıkıp, sahte Türkçülük yaparak insanlarımızı kandırıp sömürmektedir! İnsanımız tarikatların, mollaların, batıcı, amerikancı, siyonistlerin kıskacından kurtarılmalıdır!

Sağlıklı teşkilatlar kurup, Türk milletini sahiplenmeliyiz bugün olduğu gibi. Dayanışmaya canla başla destek olan Hollanda Azerbaycan Türk Derneği, Hollanda Türk Şair ve Yazarlar Birliği, Lahey Türk Platformu, Güney Azerbaycan İstiklal Partisi ve diğer kuruluşlarımızın öncülüğüne daha fazla teşkilatların iştirak etmesini arzu ederim. Milli uyanışımız, milli hedeflerimize yönelişimiz daha da kuvvetlendirilmelidir

Bugünkü nümayişte atılan şu sloganlarda dikkatimi çekti!
Soydaşlarım haksızlığa karşı, İran faşizmine, zulme, adaletsizliğe şöyle haykırıyorlardı

Biz kahraman Türkleriz, Perslere Baş Eğmeyiz!

Azerbaycan Bir Olsun, Merkezi TEBRİZ olsun!

İnşallah yakın gelecekte Türk’ün yüzü gülecek ve bu asır TÜRK ASRI olacak! Yeter ki; ideallerimizi zalimlere ve bizdenmiş gibi görünen hainlere çiğnetmeyelim!

Yaşasın zulme başkaldıran OĞUZ ATA’nın soylu TÜRK evlatları!

Selam size KÜRŞAT’ın kahraman yoldaşları!

Tanrı Türk’ü Korusun !..

Zafer Direnişn

20 Eylül 2010 Pazartesi 01.00 Lahey

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/san-haklari-makkemesde-gey-azerbaycan-tklera/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.