SIRADAN BİR GÜN

SIRADAN BİR GÜN 

 

Bu gün üzülmek için bahaneler arıyorum, anladım anladım işte. Sabah yatağımdan, kuş sesleriyle uyanıyorum.
Dışarda pırıl pırıl bir gökyüzü. Terasımdan bakınıyorum, toprak görünmüyor. Her yer yemyeşil. Karşımda dağlar var,
dağlar da yemyeşil.

 Akşamdan söz veriyorum çocukluk arkadaşım Serpil’e yanına gideceğim. Yanına dedimse evine değil tabi.
Serpil bu evde durur mu? Gümüldür’de kimin düğünü var yemek yapılacak Serpil orada, kimin mevlüt’ü var pişi yapılacak Serpil orada.
Ben adını ”Yardım abla” koydum. 52 gün önce hakkın rahmetine kavuşan, Bakkal Hasan’ın mevlüt yemeğini yapıyor Serpil,
beni de yanına çağırdı. Kendisi sabah 6′da gidecekti mevlüt evine. Bana da öğleye doğru gel dedi. Tamam dedim.
 
 Bu sabah erken kalktım, evimin kapısını açtım. Annemin penceresine ilişti gözüm.
Dayanamadım camdan içeri uzun uzun baktım. Ve kendi kendime konuşmaya başladım.
Geçen yıl bu gün, pencerende baktığımda yatağından bana gülümserdin. Hatta pencereyi açardın atlayıverirdim evine pencereden.
Komşularına bu kız büyümeyecek derdin. Nerdesin be güzel anam ?
Evinde eşyalar öylece duruyor. Yalanmıydı bu ev, eşyalar. Oysa ne çok düşkündün evinin eşyalarına.
Çok severdin evini de eşyalarını da. Bırakıp gittin. Beni de çok severdin. Beni de bırakıp gittin.
İnsanoğlu arsız mı dayanıklı mı ? seçemez oldum. Sen yoksun ama ben yiyorum,içiyorum, geziyorum hatta eğleniyorum.
 
 Bu düşüncelerden sonra vazgeçtim Serpil’in yanına gitmekten. Yalnız kalmak istiyordum bu gün. Kimbilir üzülmek iyi gelirdi belki.
Bahçemde biraz işlendikten sonra, bilgisayarın başına geçtim. Şiirlere göz attım. Derken bir uyku bastı. Telefonun sesiyle uyandım.
Edebiyat sitesinden şair-yazar arkadaşım Hilal’di. Epey konuştuk. Bana çok iyi geldi uzaklardan seviliyor aranılıyor olmak.
Telefonu kapadıktan sonra, aklıma takıldı bir cümlesi.
-”Kaç gündür seni de arayamadım”
Dedim ya, bu gün üzülmek için bahaneler arıyorum. Tekrar kendi kendime konuşmaya başladım.
Acaba Hilal beni aramak için kendini mecbur mu hissediyor ? Kendimi sorguladım, aramadığında sitem ediyor muyum diye.
Hayır bu benim tarzım değil. Peki neden o cümleyi kullandı ? Çok yoğun fakat mutlu bir hafta geçirdiğinden bahsetmişti.

 Sonra bir zil çaldı beynimde. Ders zili gibi bir şey.
Evet dedim kendi kendime, o yoğunlukta da olsa, aklındaydım fakat arayamamış, onun kaygısıyla bu cümleyi kurdu. Takılacak bir şey yok.

 Bu psikolojiyle toplum içine çıkarsam, her sözden etkileneceğim diyerek yalnızlığı tercih ettim bu gün. Yalnız kalmak iyi gelecekti, iyi…


 
 
 27 mayıs 2010-nilkurt


Image

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/siradan-b-g/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.