SİZ HANGİ KADININ GÜNÜNÜ KUTLUYORSUNUZ BUGÜN?

  Bugün 8 Mart 2011. Ülkemizde ve tüm dünyada Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Ama ortada bir bilinçsizlik olduğu kesin. Birçok paylaşım sitesinde ve özel sitelerde insanlar Kadınlar Gününüz Kutlu olsun diye paylaşımlarda bulunarak sinirimi tepeme çıkarmıştır.

  Bazı insanlar bu günü sanki kadınların özel bir günü, eğleneceği, sevineceği, kendini şahane bir varlık gibi kabul göreceği bir günmüş gibi kutlama mesajları yazıyor, çiçeklerle, çikolatalarla süslü mesajlarla paylaşımlarını sunuyorlar. Farklı oteller bugün Kadınlar Günü ve biz bugünün anısına kadınlar matinesi düzenledik, sınırsız eğlence ve yemek hadi buyurun gelin bayan diye gelen davetler, duvarlara asılan eğlenceli kutlamayı bildiren afişler vs. Allah aşkına siz bugünün anlam ve önemini gerçekten biliyor musunuz? Neyin kutlaması, neyin bilinçsizliğidir bu? Yıllardır süregelen bir adaletsizlik hâkimken kadınlar üzerinden söylesenize siz bugün hangi kadının gününü kutluyorsunuz?

  Bu öfkemin nedeni ne feminist bir damarımın kaynamasından ne de özel bir şey. Sadece; bazı insanların bilinçsiz saçmalıklarla bu günü farklı anlamlandırması. Bugün kadınların sevineceği, kaldırımdan geçen tüm kadınlara uzatılan gül ve karanfillerle mutlu olmasını amaçlayacağınız bir gün değil. Bugün kadınlar için acı bir gün, yas günüdür 8 Mart. Neden derseniz bundan tam 154 yıl önce bugün  Amerika’ nın New York kentinde çoğunluğu kadınlar olmak üzere tam 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlamış ama polis işçilere saldırmış ve işçileri fabrikaya kilitlenmiştir. Bu olayın hemen akabinde çıkan büyük bir yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın olmak üzere tam 129 işçi yanarak ya da dumandan boğularak can vermiştir.

  Bu olayın üzerinden 53 yıl geçmiş ve Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve bu öneri oybirliğiyle kabul edilmiştir.

  Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan bugün 1960′lı yılların sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde de anılmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme gelmiş. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etmiştir.

  Buradan anlayacağınız üzere bugün güzel ve eğlenceli bir gün değil; bugün dünya kadınlarının yas günüdür. Uğradıkları haksızlıkları avaz avaz haykırma ve hakkını aradığını belirtme günüdür. Haksızlık yapanlara utanç duyması gerektiğini haykırma günüdür.

  154 yıl öncesi ile bugünün tarihinde ne kadar çok şey değişmiş ama bir şey hala değişmemiştir; kadınların yaşadığı trajedi. Elbette her kadın haksızlığa uğramakta, dövülmekte, hor görülmekte, hakkı yenilmekte diyemeyiz ama bir yüzdeye dökersek bu hesabı hala kadınların neredeyse % 60-70 i bu saydığım haksızlıklarla yaşama devam etmekte ya da edememekte öldürülmekte. Geçenlerde haberleri izlerken bu yıl yani 2011 senesinde bilinen 24 kadın cinayeti işlenmiş. Bunlar bilinen ve kamuoyuna haber vasıtasıyla duyurulan rakamlar. Eşinden boşanmaya çalışan, çocuklarına bakmaya çalışan, eve ekmek getirme derdiyle boğuşan ve boşanmaya çalıştığı eşi tarafından mağdur edilen, nafakasını alamayıp anlaşmaya çalışan ama sonucunda öldürülen 24 kadının hazin sonudur bilinen.

  Bir kadın ölür geride kalan çocuk ne kadar yaşar? Ne kadar sağlam bir kişiliğe sahip olur ve hayata tutunma gücünü bulur kendinde? Hangi psikoloji ile yuva kurar, aile olur, ana baba olur?

  Emekçi kadınların yanarak öldüğü o günden bu yana yıllar geçmiştir ne yılı bir asır diyebiliriz ama hala kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.

  Hala bu dünyada doğar doğmaz öldürülen kız bebekler, erkek çocuğuna tercih edilenler ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara sahip olamayan kızlar. Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınlar, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmakta olan kadınlar, cinsel ilişkiye zorlanan, tecavüz edilen ya da hayatı boyunca başka türlü suiistimal edilen kadınlar var hala yaşamımızda.

  Gördüğü şiddet yüzünden devletten yardım isteyen ama güya iyimser bir bakış açısı ile o yardım isteyen ele barış çağrısı yapan çok düşünceli bir adalet sistemimiz varlığını sürdürmekte. Sonucunda ne olmakta? Hepsi bilindik hikâye. Daha karakoldan çıkar çıkmaz ya da eve gelince önce şiddet ve hakaretle verilen eziyet ve sonucunda ölüm.

  Daha bir iki ay geçmedi üzerinden haberlerde hayatım tehlikede diye defalarca emniyetten yardım isteyen ama yeterince dikkate alınmayıp korunamayan ve eski kocasının öldürmesi sonucu hayatını kaybeden Ayşe Paşalı’ nın dramını. Bu olayın üstünden daha kaç Ayşe’ler öldürüldü benzer yaşam öyküsüyle.

  İşte bugün bu kadınların yasını tutma, onların derdini anlama ve ders çıkarmaya çalışma günüdür. Matinelerde yaşasın Dünya Kadınlar Günü ve bize özel bu günde hadi atalım bir göbek, çalsın sazlar oynasın kızlar, yiyelim şu börekleri çörekleri ve çal orkestra oradan bir oyun havası da keyfimizi yerine getir eğlencemiz var bugün bizim günümüz denilecek bir gün değil.

  Paylaşım sitelerinde Kadınlar Gününüz kutlu olsun hanım efendi diye dallı güllü kutlama mesajı atma günü de değil. Bugün o çaresiz, mağdur edilen nice kadının yasını tutma ve erkek çocuklarımıza bu günün yasını anlatarak bak bu acıyı yaşatma hayatına girecek tüm kadınlara diyerek hassas ve düşünceli, değer kıymet veren evlat yetiştirme amacının bilincinde olma günüdür bugün. Erkeklerin kadınlar üzerinde sürdükleri bütün haksız hükümleri sorgulama ve ders çıkarma kendine tembih verme günüdür bugün.

  İşte bugünün anlam ve önemini bilen, acısını bir parça olsun yüreğinde hisseden ve sadece yılın 8 Mart günü değil her gününü kadına değer veren, kıymetini bilen, haksızlığa uğramasına sebep olmayan, kadınlara karşı şiddete karşı olan, kadınların düşünce ve fikir özgürlüğünü kısıtlamayan, eksik etek muamelesi yapmayan, erkek evladı ile kız evladını aynı eşitlikte seven, kadınların taciz ve tecavüze uğramasına sebep olmayan ve bu suiistimalleri şiddetle kınayan, kadının da insan olduğunu bilen, bunun bilinciyle her gün kadına değer veren tüm insanların Dünya Emekçi Kadınlar Gününü anlamasını ve bunun bilincinde olmasını alkışlıyorum.

  Diğer türlü eğlenceye kaçan, sadece bugün kadınları ve haklarını söyleyen, basitçe bugünü kutlayan, bu günün bilincinde olmayan o zihniyetleri de kınıyorum. Kutladığın şey acıdır, isyandır, kara bir gündür. Bunca sağduyusuz bir tavırla kutladığın hangi kadının günüdür?

                                                                                                                                                                                               Ayşe Çetiner

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/sz-hang-kadinin-guenuenue-kutluyorsunuz-buguen/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.