VEFATININ 10. YILINDA EBULFEZ ELÇİBEY’İ ANIYORUZ…

VEFATININ 10. YILINDA EBULFEZ ELÇİBEY’İ ANIYORUZ…

 

Ebulfez Elçibey’in hakka yürüyüşünün 10. yılında anılırken, nesillere armağan ettiği fikirleri, ülküsü bir meşale gibi yanmaktadır yüreklerde. Onu, sadece Azerbaycan’ın lideri, sadece oraya aitmiş gibi görmek yanlıştır, abestir! O Türk Dünyasının önderlerinden, Türklüğün birliğinin , beraberliğinin tesisinde en büyük temel taşlarımızdan biridir.Mihenk taşımızdır!

Rahmetli aziz liderimizin mücadelesinden öğrenecek çok şeyler vardır. Onun her konuşması, her adımı Türklüğe yön verecek kudretdeydi. Emperyalist Rus idaresi altında büyüyen, mekteplerinde okuyan, Türklük şuurunun adeta aforoz edildiği, isimlerin bile slavlaştırıldığı komünist düzende kendini koruyabilmiş, şuurunu kuvvetlendirip etrafındakilere de aynı ülküyü aşılayabilmiş soylu bir Türk evladı idi.

Komünizmin ezdiği, her türlü alçaklığın sadece Türkler üzerine sergilendiği Azerbaycan’da yaptığı özel ve gizli çalışmaları sayesinde Rus emperyalizmine karşı güçlü bir cephe kurmayı başarmış mükemmel bir önderdir! Bunu fark eden Rus idaresi onu hapse atmış, iki yıl kadar yattıktan sonra şartlı olarak salıverilmişti.

Sovyetlerin dağılma sürecine girdiği dönemde, üç baltık ülkesi; Litvanya, Letonya ve Estonya’da başlayan bağımsızlık hareketlerinden cesaret alarak kurduğu ’Azat Azerbaycan’ hareketinin başında halkını şuurlandırıyor, bağımsızlık için yapılması gerekenleri konferanslarında dile getiriyordu. Aydınların ve halkın güvenini kazanarak giderek güçlenmesi, Azerbaycan’da hürriyet rüzgarları esmeye
başlamıştı. Sonra, bütün kitleleri içine alacak HALK CEPHESİ’ni daha da teşkilatlandırmaya çalıştı. Halkı öyle galiyana getirmişti ki; halk coşmuştu adeta…

Büyük lider Ebulfez Elçibey’in ilk hareketi, binlerce Azerbaycan Türk’ünü İran sınırına yürüterek sınırdaki dikenli tel örgüler önünde tek Azerbaycan bayrağı altında Birleşmiş Azebaycan mümayişleri olmuştu. Bu durumdan ürken Rus ve İran askerleri çatışmayı göze alamamışlardı. İşte bu onurlu hareketten sonra cesaretler bilenmiş, bağımsızlık andı içilmişti…

Bağımsızlık Hareketi Yürüyüşünün ardından yapılan çalışmalar Azerbaycan’ı daha da bağımsızlaştırmaya yöneltti. Bakü’de yüzbinleri topladı ve Komünist partisinin lağvedileşinden tutun da, Rus askerlerini Azerbaycan topraklarından sürülmesini ve orakçekiçli bayrağın indirilip Azerbaycan bayrağının gönderlerde dalgalanmasını istemesinin ardından KGB ajanlarınca feci şekilde dövülse de aldırmamış, ölüme yürümüştür korkusuzca…

Karşısındakileri eze eze Azerbaycanın başına Cumhurbaşkanı seçilen Elçibey’in en büyük ülküsü;

1-Azerbaycanın tam bağımsızlaştırılması
2-Karabağ’ın Ermenilerin elinden geri alınması
3-İran’daki Güney Azerbaycan topraklarının ve 25 milyon Azerbaycan Türk’ünün birleştirilmesi
4-Türkiye sınırlarının kaldırılıp tek ülke haline getirilmesi

Varlığını Türklüğe adamış talihsiz liderimizin yaptığı mücadeleyi desteklemek ve ona kadro yardımlarında destek olmak için Türklük Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş Bey, ona her türlü yardımı esirgememiş, Ülkücülerin en yetişkinlerini oraya göndermiş ve güçlü bir ordu kurmaya çalışmıştır. Ermenilerin hainlerle işbirliği yaparak işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çıkması için özel yetenekli ordu kurmaya çalışmış ama ihanetler yakasını bırakmamıştır.

Ruslar; Elçibeyi devirmek için yetiştirdikleri işbirlikçilerini devreye sokarak ona suikastlar düzenlenmiş ama Allah her seferinde korumuştur! Yapılan ayaklanmalara kardeş kanı dökülmesin diye direnmemiş ve Haydar Aliyev’i göreve davet ederek, doğduğu yere, Nahcivan’daki köyüne dönmüştür…

Büyük devlet adamı Ebulfez Elçibey, rahatsızlığı ve birkaç hastalığı üzerinde taşımasından dolayı ülküsünü gerçekleştirecek ömrü vefa etmemiş ve tedavi gördüğü Türkiye, Ankara’da yoğun bakıma rağmen iyileştirilememiş ve hakka yürüdüğünde takvim yaprakları 22 Ağustos 2000 tarihini gösteriyordu. Yürekler üşümüştü, Türk Dünyası büyük bir liderini kaybetmenin gözyaşını döküyordu… Ona sahip çıkanlar inanmış üç-dört Ülkücü yiğitlerdi.

Elçibey hakka yürüdüğünde, o zaman Türkiye’nin başında hükümet ortağı MHP ve Devlet Bahçeli bey vardı. Ne hikmetse; Devlet bey cenazeye katılma ihtiyacını bile duymamıştı nedense?!

O güçlü liderimizi albayrağa sararak TANRIDAĞLARINA BAŞBUĞLARININ yanına yolcu etmiştik!

Ey büyük Türk, ruhun şad, mekanın cennet olsun!

Yolumuza yaktığın o nurlu ışığın ferlerini biz Ülküdaşların daha da kuvvetlendirecek!

Gözün arkada olmasın! Ülkünü biz gerçekleştireceğiz. Allah’a ve sana söz!

Fikirlerin yüreklerimizde bir meşale gibi yanacaktır!

Tanrı Türk’ü korusun ve Yüceltsin !

Zafer Direniş

23 Ağustos 2010 Pazartesi 00.45 Lahey

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/vefatinin-10-yilinda-ebulfez-elbeyaniyoruz/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.