YORGUN KELİMELER

 YORGUN KELİMELER

    

Bir sabah uyandığımda, yüzünü hayal etmekten eskittiğim sevgilinin, hoş bakışını görmek coşkusuyla doldurmuştum içimi…     Tam her şey düzelmiş derken, gizli ve karanlık bir köprüden geçip, sevgiliye giden yolda, yine yapayalnızbuldum kendimi…

       

Sadece değdirsin istiyordum parmak uçlarını, yüreğimin en hassas noktasına, oysa kimse görmese bile, aşkımın baş harfleri, sevdamın gücü gibi büyüktü…    Anılarda seni  özelleştirip güzelleştirirken, yıllardan  arta kalan bir filmin, her bir karesini binlerce kez ezberden izler gibiydim. Sen bu filmin başroldeki yıldızı, belki senaristiydin…     Her zaman yanımda, yakınında olsun, gülümsediğinde, içimdeki buz dağları erisin, güneşin son ışıkları batmasın istiyordum, olmadı, olmadı, olamadı…       Ağacından yeni kopmuş bir dalın, solmuş çiçeği gibi, yine yerlerde süründüm, yüreğim paramparça, denizlere sığamadım, çöllerde dolaştı yelkenli gemilerim…

       

Soğuk bir kış günü yuvasından yere düşmüş, kanadı kırık yavru bir kuşun, gök yüzüne uçmak özlemi gibi, artık doğan güneşin ışığı fersiz, günün aydınlığı renksiz, öyle bir geceki… zifirden daha siyah, kör karanlık ve dipsiz…

       Ceplerimde yalnızlığın çalıntı eşyaları, içimde alaca karanlığın sessizliği, gökyüzünden fırlayan bir şimşeğin, kaçarken bıraktığı aydınlıklar var…        Cümleler yokuş yukarı tırmanıyor, kelimeler yoruluyor , solgun dudaklarımda, kendimi   kimsesizliğin iplerine asıyorum, çünkü sen yoksun ve bir daha da olmayacaksın…Ama  ne olursa olsun, içimdeki sessiz çığlık, biran bile susmayacak ve senden hatıra kalan, o teninin kokusu, yaşadığım müddetçe, üzerimde kalacak…

        

İnsanlar neden, bu kadar yorgun, yüzleri solgun ? onlar da gerçek bir dost mu bulamamışlar ? dost,dost,dosttt…sanki bilinmez bir  alemde, yepyeni bir kelime. Halbuki bilmezler ki, tam kaybolduğunu sandığın bir anda, sevginin kollarında yeniden doğar insanlar…Sevmek ve sevilmek, insanların görmek istediği en güzel rüya değil mi?…Ben sevdiğim zaman, damar, damar olur bedenim, ruhumdan bir anda kıvılcımlar yükselir, ömrü sadece bir güncük olan, yüzlerce, binlerce kelebekcik olurum,kanatlarıma milyonlarcarenk düşer, sadece bir çiçeğe uğramasam, belki hatırı kalır, darılır küser diye düşünür, aylarca kahrolurum…

        

Yağmur, bulut ve şimşek, başımda  süs olurken, sevgi ve gülüşüme sığdırdığım insan sıcaklığımla, mevsimleri değiştirir, hıçkırığı gülüşe, hüzünleri sevinçlere döndürürüm. En yorgun yorgun kelimeler,düşerken yeryüzüne, yüzümdebir gülümseme, içimden kahkaha atasım gelir. Bilmediğim bir ülkenin ve bilmediğim bir semtinin ara sokaklarında, uçar gider bedenim gökyüzüne ulaşır,  semazen yıldızların ortasından geçerek, aşkın  vuslat bahçesinde, ruhlarımız buluşur…  

   

N.Gökhan SONSEL

 

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/yorgun-keleler/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.