ZİLLER KİMİN İÇİN ÇALIYOR.

 

           19 Eylül 2011 Sabahı yeni öğretim yılı başlarken, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız okullara koşacaklar. Günlerdir hazırlıklar, telaş içinde tamamlanırken, çocuklarda ayrı bir heves, anne babalarda ayrı bir heyecan. İlköğretim birinci sınıfa gidenler bir hafta önceden okullarına alıştılar belki de. Artık anne babaları olmadan “birey” olmanın farkına varacaklar, öğretmenlerinin gösterdiği yolda ilerleyecekler.

         İlköğretimi bitirip Liselere başlayanlar ergenliğin verdiği heyecan ile daha şıkır, şıkır neşe içinde “adam” olma yolunda ilerleyecekler. Lise yılları, insanın gelecek ile ilgili hayallerinin yoğun olduğu yıllar. Ondan ötesi üniversite eğitimi veya bir meslek sahibi olup, kendi ayakları üstünde durma vakti. Lisedeki başarı ve azim; gelecek yıllarda kişinin, eşi, aşı,işi ile ilgili doğru orantılı.Her şey bir silsile halinde, sınavlarda başarılı olmakta yatıyor. 

         Her ilde üniversite olduğu için, liseden sonra üniversite okumak artık eskisi kadar zor değil. Mühim olan gelecek vaat eden iyi bir üniversite okumak. Hem kişinin kendisine, hem ailesine hayrı olacak bir bölüm. Yoksa günümüzde elini uzatsan bir üniversite mezununa, ayağını uzatsan atanamayan bir öğretmene değecek. Okunacak üniversite var, eğlenecek üniversite var. Hele hele parası olana her kapı açık. Bas parayı istediğin bölümü oku.

         Gelelim işin ailevi tarafına. Şüphesiz, tüm anne babalar çocuklarının iyi bir eğitim almasını, iyi bir okulda okumasını, iyi meslekçi, iyi vatandaş olmasını ister. Varını, yoğunu ortaya dökerler… Bu safhada eğitimin rant pazarı açılır.

         Bu pazarda dershaneler, özel dersler, özel okullar, yurtlar ve akla hayale gelmedik sürekli hale gelen sınavlar… İlk zil çaldığında sevinç ve ümitle başlayan eğitim, öğretim yılları gittikçe içinden çıkılmaz bir kâbusa dönüşür. Anne baba olarak yıllarınızı, paralarınızı verirsiniz, okullar biter, koca bir “hiç” ortaya çıkabilir. Çocuğunuzun diplomasını duvara asar, bakar bakar ağlarsınız. Her Milli eğitim bakanı değiştiğinde değişen sistemler, kadrolar sizi alt üst eder. Kaybeden hep “siz”,kazananlar hep başkaları olurlar. Başkaları derken; Dershane sahipleri, özel okul sahipleri, üniversiteler ve bu sektörde yer alan her kesim.      

        Türkiye’de insan kaynaklarının planı, projesi olmadığı için, “ben yaptım oldu” mantığı sizin ve çocuğunuzun hayatını alt üst eder. Hangi sektöre ne kadar kişi lazım. beş yıllık, on yıllık plan yoktur. Bir bakan gelir;”Hiçbir şey olamazsa öğretmen olsun” niyetiyle okuyanları bölümüne, ilmine bakmadan öğretmen olarak dolduruverir. Sonra gerçekten öğretmen olması gerekenler “sap” gibi ortada kalır.Yazık çok yazık..Avukat,veteriner,mühendis,ilahiyatçı v.s öğretmen olarak atanırken;işin ehli olanlar,eğitim fakültesi mezunları boşta gezer.

         Eğitim öğretimin beyni, kalbi öğretmendir. Binalar, derslikler nasıl olursa olsun öğretmen kalitesi ön plandadır. Üzülerek söylemem gerekir ise, her üniversite bitirenin öğretmen yapıldığı günümüzde, ben fazla ümitli değilim. Çünkü öğretmenlik mesleği, sonradan parayla formasyon takviyesi, veya hiç olmadan yapılacak bir iş değildir. Öğretmen mevsimlik tarım işçileri gibi, geçici, sözleşmeli, ücretli, uzman, kadrolu, başöğretmen gibi de kategorize edilemez. Diğer bilim dallarında yıkılanı yerine koymak, idame etmek kolaydır, telafisi mümkündür, öğretmenlik mesleğinde yapılan hatanın düzelmesi, en az kırk yıl sürer. Bunun ceremesini kişinin kendisinden başka, herkes çeker.

       2011-2012 Eğitim öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve tüm millete hayırlı, uğurlu olması dileğiyle.”Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” Diyen Mustafa Kemal Atatürk benim anlatamadıklarımı, bir cümlede ne güzel ifade etmiştir. Bu ümit ile değerli meslektaşlarıma başarılar dilerim.  

         Ziller; güzel, aydınlık bir Türkiye için çalsın.

 Muharrem Karaoğlan

(Emekli Öğretmen)

19-09-2011

   

You can leave comments by clicking here, leave a trackback at http://wp.maviiklimler.net/zller-kmn-cn-caliyor/trackback/ or subscibe to the RSS Comments Feed for this post.